ANKARA SOFU
Sof dokumasının Selçuklu dokumalarından olduğu ve Ankara’da 16. yüzyıldan çok daha önce dokunduğu literatürdeki kaynaklardan öğrenilmektedir. Sof dokuması özellikle Ankara ve çevresi, Selanik ve Yanbolu’da dokunmuştur. Ankara keçisinin tiftiğinden dokunan sof, 16. yüzyıldan itibaren Ankara yaşamı ve ticaretinde önemli bir role sahip olmuştur. 1590 tarihli Ankara Şer’iye Sicilindeki bir kayıtta, Osmanlı sultanının emriyle Ankara’ya gelen Süleyman Ağa’nın burada çalışan 621 tezgahtan vergi topladığı yazılmıştır. Hatta 17. yüzyılın ortasında Ankara’daki tezgah sayısının 1000’e yükseldiği kabul edilmektedir.
Ankara Sofu; çözgü ve atkısı Ankara keçisi tiftiği kullanılarak bezayağı, dimi, atlas dokuma örgüleriyle dokunmaktadır. Kaliteli sof dokuması için 6 aylığa kadar olan Ankara keçilerinin uzun lifleri tercih edilmektedir. Ankara Sofu, malzeme özelliği nedeniyle parlak bir dokumadır. Dokumanın harelenmesi için cendere işlemi yapılmaktadır. Ayrıca battaniye, namazlık, yer yaygısı amacıyla Ankara keçisi tiftiği kullanılarak saçaklı kebe/velense gibi tüylü dokumalara zemin kumaşı oluşturmakta kullanılmıştır. Sof dokumasında mavi, bordo, mor, kahverengi, doğal beyaz tiftik rengi kullanılmıştır. Ankara Sofu’nun Menevişli, Hareli, Muhayyer, Sali, İnce ve Kalın gibi farklı türleri de vardır. Sof dokuması, ferace, hırka, etek, şalvar, şal, ayrıca Saçaklı Kebe/Velense tekniğiyle yer yaygısı, battaniye ve namazlık/seccade olarak kullanılmıştır.

